Kanal Tedavisi

Dişte oluşan çatlak, kırılma, dişin hasar görmesi, çürükler sonucu dişte  bulunan sinirlerin işlevini kaybetmesi sonucu dişin kanallarında bulunan sinirlerin temizlenmesi, dezenfekte edilmesi yada dolgu ile doldurulması işlemine kanal tedavisi denir.

Kanal tedavisinde asıl amaç diş merkezinde bulunan küçük ip benzeri sinirin yani dokunun diğer adı ile diş özünün (pulpa) çıkarılmasıdır. Pulpa çıkarıldıktan sonra boşluk temizlenir ve yeniden doldurulur. Diş özü yani pulpa zarar gördüğünde yada öldüğünde dişin kökünde apse oluşur. Abse diş kemiğine zarar vererek ağrıya sebep olur.

İşlevsel olarak çok önemsenmeyen dişler, aslında her biri ağzın bir organıdır. Her birinin ayrı bir görevi vardır. Estetik açıdan bakılırsa da kaybı görüntü kirliliğine neden olur. Ayrıca kök dişlerin kaybı ise çiğneme güçlüklerine yol açar. Bu hayati organların bir arada bulunduğu yerin bakımı son derece önemlidir. Aksi takdirde kayıplar ve hastalıklar kaçınılmazdır. Diş çürüğü, diş eti hastalıkları ve bunların önemsenmeyerek tedavisinin yaptırılmaması yüzünden kalp, böbrek gibi hastalıklara açık davetiye çıkar.

Dişler neden çürür?

Şekerli ve karbonhidratlı yiyecek ve içecekler ağızda asidik bir ortam yaratır. PH derecesi düşer. Bu ortamda dişin yapısında olan ve koruyan kalsiyum fosfat iyonları ayrılarak PH derecesini normal hale getirmeye çalışır. Bakım yapılmayan, dişerin arasındaki ve yüzeysel olarak kalan yemek artıklarının temizlenmemesi sonucunda dişten sürekli kalsiyum fosfat iyonları ayrıldığından diş yapısını kaybederek çürümeye başlar. Diş temizliğine ara verip yaklaşık 10 gün süreyle hiç diş fırçalamamak, çürüme işlemini tamamen başlatır. İlk başta tamamen bir belirti vermese de eğer her 6 ayda bir düzenli diş hekiminizi ziyaret ediyorsanız, diş hekiminiz tarafında yüzeysel çürükler saptanabilir. Erken müdahale ile dişin içi çürümez. Yüzeysel dolgu yapılıp kolaylıkla tedavi edilir.

Kanal tedavisi aşamaları

Kanal tedavisi genelde 30 ile 60 dakika kadar sürmektedir. Kanal tedavisi nasıl yapılır ve aşamaları nelerdir hakkında bilgi vermek gerekirse; Kanal tedavisinin aşamaları sırası ile;

  • Dişin ve çevre dokular ilk olarak bölgesel anestezi ile uyuşturulur
  • Dişin çevre dokulardan izole edilmesi sağlanır
  • Kök kanallarına genişletilmesi ve temizlenmesi işlemine başlanır
  • Kök kanaldaki çalışma uzunuluğu hesaplanır
  • Kök kanalın yeniden şekillendirilmesi sağlanır
  • Kök kanalı temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi işlemine başlanır
  • Kök kanla sağlam ve sızdırmaz bir şekilde doldurulur

İşlem yapılırken dişten en az 2 defa olmak üzere radyografi alınır. Bazı diş hastalarında seans sayısı 4 yada 5 kadar çıkabilir. Eğer diş canlı değilse kanal tedavisi yapılırken dişin temizlenme işleminden sonra kök kanallarına antiseptik bir madde uygulanabilir.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır

Kanal tedavisi diş hekimliğinin endodenti bölümü dişin iç kısmıyla ilgilidir. Dişi ilk açışta başarılı bir tedavinin yapılma olasılığı %98 dir ki, bu da diş kaybı olmadan, kısa bir sürede kendinize ait sağlıklı bir dişe kavuşmanın habercisidir. Çoğu zaman diş kurtarılabilecekken, diş hekiminin daha radikal karar verip dişi çekip yerine implant yapmayı önerir. Eğer tamir olduğunda diş hayatında normal bir şekilde devam edecekse niye hem zaman hem para kaybına uğrayasınız ki? Ayrıca hiçbir yapı insanın kendine ait olanı kadar mükemmel olamaz.

Kanal tedavisi uygulanacak dişin saptanması çok önemlidir. Bazen içerden de çürüyen dişte kırılmalar görülmez. Ağrı yansımaları olur ki bu da hangi dişiniz çürük olduğuna karar verememenize neden olur. Üst çene ve alt çenenin aynı yerden dallanan sinirler ağrının nerden geldiğinin ayırt edememenizin temel sebebidir. Kulak ağrısı hissediyorsanız genelde alt çenedeki dişten kaynaklanan çürüğün ağrısının habercisidir.

Rutin diş hekimini ziyaret etmeyenlerdenseniz, çürüme yüzünden diş bir yerden kırılıp, yemek artığı içince kaçınca ağrılar başlar. Bu ister istemez dişçi koltuğuna, bir an önce ağrıdan kurtulmak için koşa koşa gitmenize neden olur. Gece aniden başlayan ağrılar. Sıcak ve soğuk hassasiyetleri, basınç ağrıları görülür. Soğukta birkaç saniyelik şimşek çakması gibi bir ağrı hissedilir. Çürük daha da ilerlediğinde ise sıcağa karşı hassasiyet başlar. Bazen hiçbir sinyal vermeyip, ansızın dişin yüzey kısmının tamamen kırılıp, diş etine kadar olan kısmının yok olduğundan da bahsedilebilir.

Çürük ilk başta bizim dışarıdan gördüğümüz beyaz olan mine tabakasından başlayıp, oradan içeriye hassas tabakaya inip, kök ayaklarından, sinirleri içine alarak çene kemiğinin bağlandığı yere kadar ulaşarak, kökte apseler meydana getirir. Çevre dokuların bile rahatsızlanmasına neden olur. Kistler meydana gelir. Bu kistlerden bazıları dıştan elle dokunulduğunda bile fark edilir hale gelir. Yüzde şişme yapabilirler. Dişin diş etine çok yakın yerden kırılması gerçekleşirse dişin çekilmesi kaçınılmaz olur. Ufak kırıklar olursa hem kendi dişiniz bu iltihaplı durumdan kurtulup hem de tamir olup eski görünümüne kavuşur.

YUKARI